thumb

Disleksi Hakkında Yaygın 8 Şehir Efsanesi

Bilim dünyası, disleksi hakkında her geçen gün daha fazla bilgi edinse de, bu yaygın öğrenme farklılığına dair pek çok yanlış algı ve efsane halen varlığını sürdürmektedir. Bu durum, ebeveynlerin ve eğitimcilerin doğru bilgiyi edinmesini ve disleksisi olan çocuklara en uygun desteği sağlamasını zorlaştırabilir. Bu haberimizde, disleksiyle ilgili yaygın sekiz efsaneyi bilimsel gerçekler ışığında inceliyoruz.

Efsane 1: Harfleri tersten okuma ve yazma, disleksinin en önemli göstergesidir.

Gerçek: Disleksili bazı çocuklar harfleri ters yazsa da, bu durum her disleksili çocukta görülmez ve tek başına disleksi tanısı için belirleyici bir kriter değildir. Küçük çocuklarda harfleri ters yazmak (örneğin 'b' ve 'd' harflerini karıştırmak veya 'p' yerine 'q' yazmak) gelişimsel olarak normal kabul edilebilir. Ancak, bir çocuk birinci sınıfın sonuna geldiğinde hala bu tür zorluklar yaşıyorsa, kapsamlı bir değerlendirmenin faydalı olabileceği düşünülmelidir. Bu durum, potansiyel bir disleksi işareti olmaktan ziyade, öğrenme süreçlerinin dikkatle incelenmesi gerektiğine işaret eder.

Adana Disleksi

Efsane 2: Disleksi belirtileri yalnızca ilkokul döneminde ortaya çıkar.

Gerçek: Disleksiye dair işaretler sanılanın aksine, okul öncesi dönemde hatta daha erken yaşlarda fark edilebilir. Bu durum, disleksinin okuma becerilerinin temeli olan dil yeteneklerini etkilemesinden kaynaklanır. Okul öncesi dönemdeki çocuklarda kafiye oluşturmada güçlük çekme veya "geç konuşma" gibi durumlar, disleksi riski altında olabileceklerine dair önemli ipuçları sunabilir. Erken belirtilerin fark edilmesi, erken müdahale şansını artırır.

Efsane 3: Disleksili çocuklar okumayı öğrenmek için daha fazla çaba sarf etmelidir.

Gerçek: Bilimsel araştırmalar, disleksisi olan bireylerin beyinlerinin okuma süreçlerinde farklı bir yapı ve işleyiş sergilediğini ortaya koymaktadır. Okuma pratiklerinin zamanla beyindeki nöral bağlantıları değiştirebildiği bilinse de, bu durum doğrudan "çaba" ile ilişkilendirilemez. Disleksili çocukların öğrenme sürecinde asıl farkı yaratan, kişisel çabadan ziyade sunulan eğitimin kalitesi ve metodolojisidir. Doğru ve nitelikli bir eğitim ile düzenli pratik sayesinde, disleksili öğrenciler okuma becerilerinde belirgin ve kalıcı ilerlemeler kaydedebilirler. Özellikle okuma güçlüğü yaşayan bireyler için tasarlanmış "çok duyulu yaklaşım" gibi öğretim yöntemleri, görme, işitme ve dokunma duyularını birleştirerek öğrenmeyi destekleyici etkili programlar sunar.

Adana Disleksi

Efsane 4: Çocuklar okumayı öğrendiğinde disleksi tamamen ortadan kalkar.

Gerçek: Erken ve etkili müdahaleler, disleksili çocukların okuma becerilerini geliştirmede kritik bir rol oynar. Ancak bir çocuğun okumayı öğrenmesi, disleksinin "iyileştiği" anlamına gelmez. Disleksi, bireyin yaşam boyu öğrenme sürecini etkileyen yapısal bir öğrenme farklılığıdır. Temel okuma becerilerinin yanı sıra akıcı okumayı, okuduğunu anlama kapasitesini ve hatta yazım ile yazma becerilerini de güçleştirebilir. Bu nedenle, disleksisi olan bireyler okumayı öğrenseler bile, yaşamları boyunca yazım ve yazma alanlarında ek zorluklar yaşamaya devam edebilirler.

Efsane 5: Disleksi bir görme problemidir.

Gerçek: Görme sorunları disleksiye neden olmaz. Disleksisi olan çocukların, diğer çocuklara kıyasla göz veya görme problemleri yaşama olasılığı daha yüksek değildir. Bazı bireylerde görsel algıda veya görsel işlemlemede güçlükler yaşanabilir; bu durum beynin görsel detayları tanıma ve gözden gelen bilgileri işleme yeteneğindeki zorlukları ifade eder. Bu tür görsel işlemleme güçlükleri okumayı zorlaştırabilirse de, bunlar disleksinin kendisinin bir parçası değildir. Disleksi, görsel bir problemden ziyade, dilin seslerini işleme biçimiyle ilgili nörolojik bir farklılıktır.

Efsane 6: Disleksi sadece Türkçe, İngilizce vs. konuşulan ülkelerde görülür.

Gerçek: Disleksi, coğrafi sınırlar tanımadan, dünya genelinde ve tüm dillerde kendini gösteren bir öğrenme farklılığıdır. Bununla birlikte, çok dilli çocuklarda okuma güçlüklerinin fark edilmesi, tek dilli akranlarına göre daha uzun sürebilir. Bu durum genellikle, ebeveyn ve eğitimcilerin çocuğun karşılaştığı zorlukları yeni bir dil öğrenmenin doğal bir parçası olarak yorumlamasından kaynaklanmaktadır. Ancak bir çocuğun hem ana dilinde hem de öğrendiği ikinci dilde belirgin okuma güçlükleri yaşaması, potansiyel bir disleksi değerlendirmesi için önemli bir gösterge olmalıdır.

Adana Disleksi

Efsane 7: Disleksi, evde yeterince kitap okunmamasından kaynaklanır.

Gerçek: Evde okuma alışkanlığı kazandırmak ve çocukları kitaplarla tanıştırmak her çocuğun gelişimi için büyük önem taşır. Ancak disleksi, okuma materyallerine yetersiz maruz kalma sonucunda ortaya çıkan bir durum değildir. Aksine, disleksi nörolojik temelli bir öğrenme farklılığıdır. Çocuğun ailesini tanımayan kişiler, okuma güçlüklerini yanlışlıkla yetersiz aile desteğine veya okuma ortamına bağlayabilirler. Bu gibi durumlarda, disleksinin beynin öğrenme ve işleme biçimindeki farklılıklardan kaynaklandığını açıklamak önem arz etmektedir.

Efsane 8: Disleksili bireyler daha az yaşar.

Gerçek: Bilim dünyasında, bu yönde tek bir tespit bulunmadığı gibi, disleksinin hayati fonksiyonlarla hiçbir ilgisi yoktur. Disleksinin bir farklılık olduğunu anlamak istemeyenler, hiçbir bilimsel veriye (hatta şüpheye) dahi dayanmadan, disleksili bireyleri "ötekileştiren" bu tip iddialarda bulunmakta mahirdirler. Disleksi, bir organ yetmezliği yahut az çalışması ile doğrudan yahut dolaylı bir durum değildir ve bu nedenle yaşam süresini hiçbir şekilde etkilemez. 

Adana Disleksi

Sonuç

Özel Çukurova Disleksi Özel Eğitim Merkezi, disleksi konusundaki farkındalığın artması ve disleksili bireylerin doğru anlaşılması için, tüm imkanlarını seferber etmekte, bu konudaki farkındalığın artması için yayınlarına ve diğer faaliyetlerine devam etmektedir.

Siz de etrafınızda yukarıda bahsedilen efsaneleri / yalanları, gerçek birer bilimsel veri gibi yayan kişilerden, iddialarına dair kaynak yahut bir kanıt talep edin. Size "ondan/bundan duydum, televizyonda izledim, internette okudum, bir tanıdığın çocuğu disleksi o söyledi" gibi, hiçbir anlamı olmayan soyut cümleler kuracaktır. Ama siz ona bizim web sitemizin linkini vererek, disleksi hakkında daha doğru bilgi edinmesini sağlayabilirsiniz. 

Disleksili bireylerin, diğer insanlardan hiçbir farkı yoktur. Onlar sadece diğerlerinden daha farklı bir öğrenme yetisine sahiptirler. Gerisi, efsaneden ibarettir...


RİSK ANALİZ TESTİ
Hızlı Destek